ANASAYFA | İLETİŞİM

Nasıl yani akşam yemekte hazır çorba mı yiyeceğiz?

Her şey bir akşam yorgun argın işten gelmemle başladı. Kız kardeşim de dâhiliye doktoru olarak çalıştığı hastaneden geç geldiği için akşam yemeğimiz yoktu. İkimiz de birbirimizden medet umarken, aklıma çok parlak bir fikir geldi. Az sonra elimde salladığım çorba poşetiyle kapıya dikilip: “Sana erişteli mercimekli süper bir çorba ve salata yapmama ne dersin?“ diye sorduğumda bana fal taşı gibi açılmış gözlerle bakarak “Nasıl yani akşam yemekte hazır çorba mı içeceğiz? Sağlıklı olduğuna emin misin, içinde katkı maddeleri olduğuna dair bir sürü negatif şey yazılıyor çiziliyor demez mi?

İşte o soruyla şunu bir kez daha anladım ki, maalesef biz millet olarak bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyoruz. Üstelik bunu o kadar iyi yapıyoruz ki, ön yargılarımızın kırılması için aldığımız eğitim-öğretim bile bazen yetersiz kalıyor.

Kabul ediyorum; hazır çorbalar ile ilgili yeterince bilgi sahibi olmadan, fabrikalarını gezmeden, araştırma yapmadan önce benim de ön yargılarım vardı. Çünkü yıllarca bize sağlıksız oldukları ya da içeriklerinde çok katkı maddesi olduğuyla ilgili bilgiler verilmişti. Şimdi sizlere de tıpkı kız kardeşime anlattığım gibi yeni nesil hazır çorba teknolojisi ile ilgili bilgiler vermek istiyorum.

Onun bu sorusuna donanımlı bir yanıt verebilmemin bir nedeni de, henüz o hafta bir hazır çorba fabrikasını gezmiş olmamdı. Fabrikada gördüklerimi paylaşmak istiyorum.

Her şeyden önce bir sağlık personeli olarak, hijyenden bahsetmek istiyorum.

Üretim kısmına geçmeden önce biz misafirler için özel hazırlanmış önlük, galoş ve saç bonelerimizi taktık. Küpe, toka gibi metal aksesuarlarımızdan kurtulduk. Gözlemlediğim kadarıyla üretim ve paketlemenin pek çok aşamasında gerekli kontroller yapılıyor. Üniversite yıllarında aldığımız iş yeri ve ortamı temizliği, iş güvenliği, çalışanların hijyeni, gıda fabrikalarındaki kritik kontrol noktalarını düşünerek şunu söyleyebilirim ki, hijyen kurallarını oldukça iyi bir şekilde uyguluyorlar.

Çiftçilerden mevsiminde toplanmış taze sebzeler, kuru baklagiller ve baharatlar özel kurutma yöntemleri ile içeriklerindeki su buharlaştırılarak kurutuluyor. Hatta mantarların rengi ve dokusu kaybolmasın diye mantarlar önce dondurma sonra hızla buharlaşma yöntemi ile kurutuluyor. Böylece her bir mantar parçası ilk günkü rengi ve dokusunda oluyor. Kurutulmuş mercimek, nohut, kabak, domates, biber, paprika, erişte ve baharatların her birini ayrı ayrı görme ve hatta bazılarını tatma fırsatım oldu. Kurutulmuş nohutlar atıştırmalık olarak bile kullanılabilir, son derece lezzetliler. Her malzeme ayrı bir depolama alanında uygun koşullarda depolanıyor. Kullanılacağı zaman miktarına uygun olarak üretim alanına getiriliyor. Hiçbirine ek olarak koruyucu veya kıvam artırıcı herhangi bir madde eklenmiyor.

Standart reçetelerindeki tariflere uygun miktarlar silolardan karıştırma bölümlerine aktarılıyor. Her aşamada alınan örnekler laboratuvarda test edilip onaylandıktan sonra paketleme aşamasına geçiliyor.

Paketleme aşamasında her bir paket tek tek tartılıyor. İstenilen standardın altında gramajlı olanlar makinalar tarafından ayrılarak bu paketlerin kolilere girmesi engelleniyor. Anlayacağınız hazır çorbalar satın almadan, kurutmaya, depolamaya, taşınmaya, üretime ve hatta paketlenmeye varana kadar ince elenip sık dokunulmuş bir düzenden geçiyor.

Hem fabrikaya gitmeden önce yeni nesil hazır çorbalarla ilgili bilgilerim hem de gördüklerim sayesinde gönül rahatlığıyla hazır çorba tüketiyor, sevdiklerime de tüketmelerini öneriyorum. Kız kardeşim de artık hazır çorbaları seviyor ve kafasındaki soru işaretlerinden kurtulduğu için, kısıtlı zamanı olan biri olarak hazır çorba yapmama itiraz etmiyor.

Hadi bakalım bu yazıdan sonra herkes kendine bir kâse veya fincan hazır çorba yapıp gönül rahatlığıyla içsin...
Paylaş: