ANASAYFA | İLETİŞİM

Ultra bir ilk

Hayatımda bir ilke (daha) kalkışıyorum.

Likya Yolu Ultra Maratonu’na gidiyorum.
24-30 Eylül tarihlerinde, 6 gün boyunca, günde 10-15km arası koşup yürüyerek, Fethiye Ölü Deniz’den yarışmaya başlayıp Antalya’ya varmayı deneyeceğim.
Deneyeceğim diyorum; çünkü elimde bir pusula, bir GPS olacak ve ben ölsem harita okuyamam. “Aha bak şurası Güney!” deseler, ben yine de Batı’ya gidebilirim.
Yön kavramım sıfır bir insanım.
Neyse.
Neden mi yapıyorum bunu:
1- İnsanın çalışarak, azmederek bedenini her türlü geliştirebildiğini anladım. Deniyorum.
2- Ormanla, doğayla başbaşa olmak istiyorum.
3- Kendimi aşmak, korkularımı yenmek istiyorum.
4- Türkiye’ye, ne kadar inanılmaz güzel spor olayları organize edebilen bir grup insan olduğunu da anlatmak istiyorum.
İyi de bundan size ne, değil mi?

Değil.

Bunca tantana yapıp gelişigüzel tekdüze ve yarım bilgilerle yerden yere vurduğumuz hazır çorbayla ilgili çok acayip bir şey çıktı karşıma ve şoka girdim iyi mi!

Belki bunu çorbacılar da bilmiyordur.

Ultra Maraton öncesi neler yapmalıyım, yanıma ne alayım, elzem şeyler listesi yapayım diye araştırırken;
Konuştuğum tüm Ultra sporcu arkadaşlarım, deneyimli olanlar yani, yanlarına hazır çorba alıyorlar ve bana sakın yanına yeterince hazır çorba almadan gitme diyorlar.
Hepsi ağız birliği yapmış sanki.
Sıkı durum şimdi, bunu diyenler arasında İngiliz, Fransız, Alman ve Türk olmak üzere bir sürü milletten insan var.
“Ayol nasıl yani?” dedim. Hadi ben giderek daha fazla şey öğrenmeye başladım hazır çorba hakkında ve cehaletimden utanır oldum ama, bir Ultra Maraton gereksinimi olarak Hazır Çorba düşünememiştim hiç.
Nedeni şunlarmış Beyler Bayanlar Hazır Çorba hakkında çok şey bildiğini sanıp daha yolun en başında olanlar:

1- Taşıması kolay. Yer tutmuyor. Hafif. 6 gün her ihtiyacını yeme içme dahil sırtında taşıdığın düşünülürse, hazır çorbayı doldur çantana...
2- İnanılmaz bir tuz kaybı yaşanıyor her gün 10km üstünde koşmanız gerektiğinden ve hazır çorbadaki ideal tuz oranı, bu kaybı yerine koymak için en büyük destek!
3- Değişik tatlarda yanınızda taşıyabildiğiniz için, 6 gün boyunca Çin işkencesi gibi aynı tatları alarak ruhsal bunalıma girmenizi engelliyor.
4- Hazır çorba sayesinde her türlü sebze, lif, karbonhidrat ve protein ihtiyacınızı cırt diye karşılayabiliyorsunuz.
5- Bazı çorbalarda bulunan kuru baklagiller kaslarınızın kaybettiği tüm gücü en iyi şekilde yerine getirebilecek bitkisel protein bakımından kaliteli zenginlikte.
6- Yanınızda bi şey taşımadan minicik bir kapta sıcak suyla iki dakika içinde şöpürtme şansı olan yegane gıda!

Ay inanın şoka girdim valla!

Çantama 6 gün için 18 hazır çorba paketi attım.
Yola çıkmaya hazırım.

Bu yola, Allah nasip ederde bitirebilirsem sağlıkla, TOFD’ye destek amaçlı çıkıyorum.

Amacım,
Omurilik Felçlisi Engelli arkadaşlarıma Akülü tekerlekli sandalye bağışı toplamak. Onlara da hareket özgürlüğü kazandırabilmek.

6 günlük koşuma,
Engelleri aşmak için ilk önce bir adım atarak yola çıkmak gerektiğini düşünerek başlayacağım.

Çorbalarımı içerken, içimi ve ruhumu ısıtıp
Aizmle devam edeceğim, yoluma.

Durmak yok.
Asla.

Yonca
“Hazır”

TOFD Bağışı için:
TOFD IBAN no: TR91 0006 2000 3560 0006 2977 44
Açıklama kısmına lütfen YTokbas AAO yazın ki bu koşumda beni desteklediğiniz anlaşılsın…
Teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim.
Paylaş: